Ekin Savaş: “İyi ki Sabancılıyım”

Ekin Savaş

Ekin Savaş: “İyi ki Sabancılıyım”

Üniversitemize başladığı ilk günden bu yana 4 yıl geçmesine rağmen heyecanını ve motivasyonunu kaybetmeyen Ekin Savaş ile gelecek hedeflerinden 25. Yıl ile ilgili duygularına uzanan bir sohbet gerçekleştirdik. 

 

 

Kendinizi tanıtır mısınız? Hangi fakülte/programda okuyorsunuz?

Merhaba ben Ekin Savaş. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde Endüstri Mühendisliği bölümü öğrencisiyim. 

Okul içinde yer aldığınız kulüpler ya da spor takımları var mı?

IES adını verdiğimiz Endüstri Mühendisliği Topluluğu kulübünün etkinliklerinde bulunmaya çalıştım. Ayrıca bir dönem TeaTalks with CEOs kulübünde de aktif görev almıştım. 

Sabancı Üniversitesi’ni diğer üniversitelerden ayrıştıran “program seçme özgürlüğü”, “özgürlükçü yaklaşımı”, “disiplinlerarası eğitim anlayışı” ve ilk senenizde zorunlu ders olan “Toplumsal Duyarlılık Projeleri” dersi için neler söylersiniz; sizin için nasıl bir fark yarattı?

Açıkçası buraya gelmeden önce soru işaretlerim mevcuttu, fakat daha sonra zamanla kendimi keşfetmeye başladığımı gördüm. Tam o esnada bu sistemin kendimi görmem ve neyi istediğimden emin olmamı sağladığını gördükten sonra bana olan faydasını anladım. Bence meslek seçimi yaparken oldukça deneyimsiz olarak başlıyoruz bu yolculuğa. Birçok kişi mesleğini görmeden seçmek zorunda kalıyor. Ben Sabancı Üniversite’sine geldiğimde her alanda donanım sahibi olduğum dersler sayesinde ne istediğimi emin bir şekilde görmüş oldum ve bu şekilde programımı seçtim.

 Okulun akademik katkısı yanında gönüllülük esasında da gösterdiği çaba çok ilgimi çekti. Toplumsal Duyarlılık Projeleri dersini aldıktan hemen sonra başvurup süpervizör olarak orada görev almak istedim. Çünkü bana farklı bir perspektiften bakma imkanı sağladı. Bence her insanın rol alması gereken bir dal burası; kendinizin farkına varıp “fark yarat” vizyonuyla bu yola çıkınca kendinizde ve çevrenizde gerçekten bir şeyleri değiştirdiğinizi görüyorsunuz bence bu büyük bir şans. 

 

 

Üniversitemizden aldığınız “benzersiz” eğitim ve edindiğiniz donanımla üniversite sonrası için planlarınız nelerdir? Hem iş dünyası hem de topluma katkı adına neler hayal ediyorsunuz?

Üniversite sonrasında yıllardır hayalim olan yurt dışında yüksek lisans yapma planım var. Okulumuzun yurt dışındaki üniversiteler tarafından bilinip tanınması bu konuda bize büyük kapılar açıyor. Ayrıca burada İngilizceye ek olarak Almanca dilimi de geliştirip kendime sunduğum katkılarla yurt dışına açılan kapılar daha da fazlalaşıyor. Okul ile bağımı koparmayıp Toplumsal Duyarlılık Projelerine de yurt dışından ya da yurt içinden aynı desteği sağlamaya devam edeceğim. Buranın bana kattığı aitlik duygusu benim için oldukça kıymetli. 

Sabancı Üniversitesi’nin 25 yılda kattettiği mesafeyi, gözlemlediğiniz ve öğrendiğiniz kadarıyla nasıl tarif edersiniz?

Üniversitemiz kendi çapında yenilikleri takip eden, son teknoloji bilgileri bize sunmak için her türlü gelişmeyi kendine entegre eden bir üniversite. Yapay zeka kullanımı gibi birçok alanda yenilikleri öğrencileriyle buluşturuyor. Kendi mesleğim dahil her bölümde gözlemlediğim kadarıyla öğrencilerin bu yeniliklere ulaşması için her türlü yol açan ve onları destekleyen bir alan yaratıyorlar. Projeler, sosyal yaşam gibi birçok etkinliklerde dahil olmak üzere her türlü destek ile kendimizi ifade ederken, düşündüğümüz şeyleri hayata geçirirken her türlü imkânı sağlayan bir okul olduğunu düşünüyorum. 

Üniversitemiz bu yıl 25 yılını geride bıraktı. Sizden, 25. Yıl mesajınızı alabilir miyiz?

“Neden Sabancı Üniversitesi?” soruları geldiği zaman özellikle yaz tanıtımlarında ailelere de söylediğim ilk şey “İyi ki Sabancılıyım”. Bu yolculukta kendi dünyamı kurup kendimi keşfettim. Bunu başka bir yerde yaptığımı düşünemiyorum şu an. Her sabah okula ilk adım attığım heyecanla uyanıyorum.  4 yıldır bana bu heyecanı ilk günkü gibi yaşattığı için tekrardan “İyi ki Sabancılıyım.” Benden sonraki nice öğrencinin aynı duyguyu paylaşacağı ümidini taşıyorum.

Bundan sonraki 25 yıl için üniversitemizle ilgili hayalleriniz, öngörüleriniz nelerdir?

İletişimin kopmayacağını, az önce de söylediğim gibi bundan sonraki 25 yılda da her adım atışımda aynı heyecanı hissedeceğimden şüphem yok. Kendini giderek geliştiren, sıcak bir yuva atmosferi sunan okulumun daha nice başarılara imza atmasını dilerim. Umarım bizler gibi daha birçok gencin hayatına dokunup onlara da aynı duyguları yaşatırlar.